UST

STAR  

03.09.2010
08:10

ÜST NAVÝGASYON  


Anasayfa

Video Haber

Yazarlar (bugün)

Yazarlar (tümü)

Politika

Spor

Ekonomi

Dünya

Güncel

HABERLER

MANSETLER  

Kurzweil bize ‘Ölümü bir hastalık gibi görün’ dedi
11 Ekim 2009 Pazar, 00:01

Ölümsüzlük vadeden ABD’li Prof. Ray Kurzweil’in ekibindeki İzmirli mimar Lale Başarır: 

İnsanların ölümsüz olabileceğine inanan ve bu alanda yaptığı çalışmalarla tanınan ABD’li biliminsanı Ray Kurzweil’in Google ile kurduğu üniversite ilk eğitim programını tamamladı. Harvard, MIT gibi dünyanın sayılı üniversitelerinden yüzlerce kişinin başvurduğu bu programa alınan 40 öğrenciden biri mimar ve endüstri ürünleri tasarımcısı Lale Başarır oldu. Star Pazar’a konuşan Başarır’ın eğitim kapsamında hazırladığı geleceğin üretim teknolojileriyle ilgili projesi Google tarafından hayata geçirilecek. Okulda Kurzweil’den ders aldıklarını da söyleyen Başarır “Ray’e göre ölüm, yenilebilecek bir hastalık. Bu şekilde düşünmek ölümü yenmenin kapısını açar. Biz de onun öngörülerini ciddiye alıyoruz” diyor

Hastalıkların, yaşlanmanın hatta ölümün olmadığı bir dünya bugüne kadar sadece masallarda, efsanelerde ya da bilimkurgu türündeki filmlerde çıktı karşımıza. Oysa bu konu çoktan bilim dünyasının ciddi tartışmaları arasına girdi. Kimi biliminsanları bunun bir hayalden öteye geçemeyeceğini söylerken kimileri büyük şirketlerin desteğiyle enstitüler kurup araştırmalara başladı bile. Hatta 2009 Nobel Tıp Ödülü de kanser ve yaşlanmayla ilgili kromozom araştırmalarına imza atan üç ABD’li biliminsanının oldu. Ölümsüzlüğün başarılabilecek bir hedef olduğunu söyleyen isimlerden en bilineni ise Raymond (Ray) Kurzweil. Bill Gates’in ‘yaşayan en zeki gelecekbilimci’ diye nitelendirdiği yapay zeka ve sağlık teknolojileri alanında önemli buluşları olan Kurzweil, gelecekte insanların sonsuza kadar yaşayabileceğini söylüyor. Gelecek derken aklınıza çok uzak bir tarih gelmesin. Kurzweil, bu öngörüsünde sadece 25 yıl sonrasını işaret ediyor.

BU EĞİTİMİ SADECE 40 KİŞİ ALDI

Kurzweil, Haziran 2009’da Google ve NASA’nın desteğiyle çok hızlı gelişen teknolojileri insanlığın faydasına sunabilecek liderler eğitmek için bir üniversite açtı. Singularity Üniversitesi ilk yılında 9 hafta sürecek bir eğitim için tüm dünyadan sadece 40 kişi alacağını duyurdu. Aralarında Stanford, Harvard, MIT gibi sayılı üniversitelerin öğrencilerinin de bulunduğu 1200’den fazla kişi bu eğitimi almak için başvurdu. Programa kabul edilenlerin listesinde Türkiye’den de bir isim vardı: Lale Başarır. Gazi Üniversitesi’nde mimarlık eğitimi alan Başarır, California College of Arts & Crafts’da endüstriyel tasarım, Sessions.Edu E-Learning New York’ta grafik tasarımı eğitimi aldı. Birçok özel projede çalışan Başarır’ın bu önemli programa kabul edilmesinin en büyük sebebi, farklı disiplinler üzerine yaptığı araştırmalar oldu. Başarır, geçen ay bu programı başarıyla tamamlayıp Türkiye’ye döndü ama dünyanın en başarılı öğrencilerinin sahip olabildiği bu eğitim ona çok önemli kapılar açtı. Başarır, en zeki 40 öğrencinin arasında Google’ın projesini araştırmaya değer bulduğu dört kişiden biri oldu. Başarır, kısa bir süre sonra ABD’ye dönerek projesi üzerine çalışmaya devam edecek.

GOOGLE ONUN PROJESİNİ SEÇTİ

Çeşitli mimari alternatiflerini araştırırken yapay zeka, nanoteknoloji ve genetik bilimiyle tanışan Başarır, programa başvurduğu andan itibaren yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Bu program için kabul edilmesi Harvard Tıp’tan daha zor yorumu yapılıyordu. 25 bin dolarlık bu eğitime tam burslu olarak ka-

bul edilmem benim için de sürpriz oldu. Burada kendime gelecekbilimi’ni alan olarak seçtim. 40 kişinin içinde tek mimar olan bendim. Okulun destekçilerinden olan Google ‘bir milyar insanın hayatını etkileyebilecek ve 10 sene içinde hızlanarak gelişecek bir teknoloji projesi’ hazırlamamızı istedi. Ben yoksullukla mücadele kapsamında insanların kendi ürünlerini yaratabileceği hızlı bir üretim teknolojisini seçtim. İşçilik gerektirmeyen, çevreye zararı olmayan bu teknoloji endüstriyi çok değiştirecek. Bunu başardığımız taktirde 120 - 150 metrekarelik basit bir binanın 1,5-2 günde yapılması mümkün olacak. Bu teknolojinin çok uzun çalışmalar sonucunda ‘ışınlanma’yı sağlamaya kadar gidebileceğini düşünüyorum.”

METAFİZİĞE DE AÇIK OLUNMALI

Başarır, tasarladığı projenin gerçekleşmesi için kısa bir süre sonra ABD’ye döneceğini söylüyor ve “Keşke ARGE aşamasını orada tamamladıktan sonra bir Türk yatırımcısı çıksa da uygulamayı ilk burada yapsak” diyor.

Peki her şeyi bilimle açıklamak, her sorunu bilimle çözmek mümkün mü? Başarır, bu soruyu şöyle yanıtlıyor: “Belki bir gün her şey anlaşılır hale gelecek ama o zamana kadar kabul etmemiz gerekir ki şu anda birçok şeyi bilimle açıklayamıyoruz. Bilimle uğraşan kişilerin zihinlerini bütün soru işaretlerine açık bırakmaları gerek. Bu fikirlerimi üniversitenin rektörü Salim İsmail ile de paylaştım. Bilim her şeyi kanıtlara oturtuyor ve tekrar edilebilmesini sağlıyor ama bunun istisnaları üzerinde de düşünülmeli.”

Günlük aldığı hap adedini 150’ye indirdi

Lale Başarır, proje ve araştırmaları dünyada en çok merak edilen kişi olan Ray Kurzweil’in bu üniversiteyi kurmaktaki amacını ise şöyle anlatıyor: “Ray’e göre Singularity Üniversitesi gibi kurumlar, tahmin edilen teknolojik gelişmeler gerçekleştiğinde karşılaşacağımız ortama bugünden hazırlanmamız için şart.” Peki Başarır, Kurzweil’in ölümsüzlük iddiaları ile ilgili ne düşünüyor? İşte yanıtı: “Ray, sürekli insanlığa faydası olacak şeyler üretiyor. Geleceği çok iyi öngörebiliyor ve yatırımlarını bunun üzerine yapıyor. Kendisini destekleyen çok büyük kuruluşlar var. Bu nedenle onun tahminlerini çok ciddiye alıyoruz. Ölüm bizim toplumumuz için daha kabullenilebilir bir şey ama onlar için hiç de öyle değil. Ölümsüzlük çok eski bir arayış olsa da Ray, teknolojinin ilerlemesiyle bunun gerçekleşeceğini düşünüyor. Yaptığımız sohbetlerde bize ‘Ölümü kabullenilmesi gereken normal bir şey olarak görmeyin. Ölüme normalmiş gibi bakmak yerine bir hastalık gibi yaklaşırsak yeneriz’ diyor. Kendi kurduğu Ölümsüzlük Enstitüsü’nde de birçok denemeler yapılıyor.”

“Kurzweil’in 150 yaşına kadar yaşamak için her gün 250 tane vitamin ve vücudu destekleyici hap içtiği doğru mu?” diyoruz Başarır’a. Şu yanıtı veriyor: “Bize en son 150’ye indirdiğini söyledi. Ray bir anlamda gönüllü denek.”

Genç kalma yapay zeka ve robot teknolojisi ile olacak

1948’de New York’ta doğan Raymond Kuzweil, Massachusetts Institute of Technology (MIT)’de bilgisayar bilimleri ve edebiyat alanında eğitim gördü. ABD Başkanları Regan, Johnson ve Clinton’dan yüksek başarı ödülleri aldı. Amerikan Ulusal Mühendislik Akademisi’nin 21’inci yüzyılda insanlığın önündeki büyük teknolojik gelişmeleri tanımlaması için seçtiği 18 bilim insanından biri. 16 fahri doktorası bulunan Kurzweil, körler için yaptığı okuma makinesi ile 1998’de Yılın Mucidi Ödülü’nü kazandı. Binlerce dolarlık destekleme ödülleri kazandı.

Kurzweil aynı zamanda retinadan optik olarak karakter tanıma kavramının da mucidi. Yapay zeka teknolojisinin büyük bir ilerleme sağlayacağını ve sonunda bir insan zekasına hatta zihnine eşit bir modelleme yapılabileceğini öngörüyor.

Kurzweil ‘in üzerinde durduğu bir başka husus da transhumanizm. Yani teknolojik olarak yükseltilmiş ve teknolojik donanım ve yazılımla uyumlu çalışabilen insan. Kurzweil’e göre nanoteknoloji ve robot teknolojisiyle insan gelişmiş bir zeka ve beden gücüne sahip olabilecek. Bu da onu sonsuza kadar yaşatabilecek.

Uzun yaşam mümkün ama ölümsüzlük hayal

Ölümsüzlük kavramının havada uçuştuğu bu son dönemde Türkiye’deki bilim insanları ve din adamlarının bu konudaki görüşlerini sorduk. ODTÜ MikroElektroMekanik Sistemler (MEMS) Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Tayfun Akın, bu tür tartışmaları spekülatif bulduğunu belirterek şunları söyledi: “Bugün MEMS teknolojisiyle kanseri tespit etmek, kanser ilacı verip onun vücuttaki ilerlemesini takip etmek mümkün. Eğer kanser gibi ölümcül hastalıkları grip gibi kronik hastalıklar gibi algılayabilirseniz bunları yenebilirsiniz. Yani ölüme sebep olan hastalıkları yenerek insan ömrünü uzatabilirsiniz.”

HASTALIKLAR YOK OLACAK

İstanbul Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü’nden Doç. Dr. Filiz Gürel de hücrebilim ve genetik alanında çok önemli gelişmelerin hızla sağlandığı bir dönemde olduğumuzu belirtiyor. Gürel “Ölümsüzlük çok uçuk bir iddia ama uzun yaşama ve hastalıkların ortadan kaldırılabilmesi 20 yıl sonra büyük ölçüde gerçekleşebilir. Özellikle kök hücre tedavisinde çok önemli gelişmeler oluyor” diye konuşuyor.

HER CANLI ÖLÜMÜ TADACAK

Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi emekli öğretim üyelerinden Doç. Dr. Emin Işık ise ölümsüzlük tartışmalarının dini boyutuna ilişkin şunları anlatıyor: “Allah her canlının ölümü tadacağını söylüyor. Ölümsüzlük mümkün değil ama buna inanan insanların şunu düşünmesi lazım: Ölümsüz olmak sadece eziyet verir insana. Ama uzun yaşama konusu Kur’an’da bile geçer. Nuh Peygamberin 950 yıl yaşadığı belirtilir.”

ESRA CENGİZ

ecengiz@stargazete.com

ALT ARAMA  

ALT